1/4/2007 - COK ERKEN GİTMELER İÇİN ....
HAYAT YOKUŞUNDA
COK ERKEN GİTMELER İÇİN .... düş

HOŞGELDİNİZ

doğrudur uzak yollardan karanlık dehlizlerden geldik
ayaklarımızı dikenler kanattı
patikalarda tavşanların gözleri gözlerimizin rengine bulaştı
derin kör kuyularda sevgimiz tüketirken kendini
yanımızda doğan güneş sabahlara kadar nöbet tuttu kilise sokağında
bu yüzden hiç ummadığın bir söz bu yüzden hiç ummadığın bir kuş bu yüzden hiç adını bilmediğin bir aşk acıtır kalbimizi
doğrudur uzak kentlerin uzak insanları kucaklarken bizi
en yakın kentlerin en yakın insanalrı çürüttüler avuçlarımızı
ve ezgi parmaklarının ucunda kuytu bulutların renginde ararken köşe bucak bizi
biz zümrüdü anka kuşunun kanadında bir o dağda bir bu dağda kilise sokağında
bu yüzden hiç ummadığın bir söz bu yüzden hiç beklemediğin bir kuş bu yüzden hiç adını bilmediğin bir aşk çoğaltır kalbimizi
Ve... Biraz yürüdüm bugun islandım aptal islatan yagmurlarında istegimle :(
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem. Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım, Boğamazsam hiç olmazsa yanımdan kovarım. Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam Hele hak namına ölsem haksızlığa tapamam. Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum. Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim, Adam aldırma da git, diyemem aldırırım Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Mehmet Akif Ersoy
  
Beklenen gelmez..Bekleyen bosa bekler,
Hava kararir , zaman geçer, Kapanir yavas yavas kepenkler..
Beklenen yine gelmez..Bekleyen yine bekler.
Yildizlar gömülür karanliga..Ay batar mavi sonsuzluga..
Gün dogar, günes parlar, Civil civil olur sokaklar...
Beklenen yine gelmez Bekleyen yine bekler.
Gün degisir ay degisir, Mevsim degisir, yil degisir,
Saçlardaki renk, Gözlerdeki ahenk degisir,
Ve.... bir gün dün
Hayat Geri Dönüştür! Duygularımın artçıları seni zikrederken beni de tetikledi her gece.. İşte sana gerçek! Hayat kaderin karşısına dikilip verdiklerini geri almakmış.. Ben seninim! ! Gelip alsana beni... Biliyorum! Senin bana kavuşmak için çırpınamayacağın köhnemiş krallığında deli danalar gibi dönüp durduğun yavan gerçeklerin var.. Oysa hiç biri benim umurumda değil! Ben senden öte adımlamadım ki Ruhumu saran bizlikten hiç çıkamadım ki Söyler misin? Çıkalım mı bizsizliğin kuyusundan? Yoksa kuyu ben miyim? eni hiç özlemeyeceğim her yere seni sana bırakarak kendimi alıp gitsem diyorum kendimce.. Gerçek sevmek! Büyük bir cesaretle yarınların arkasına doğru koşanların olurmuş ..................Ve Hiç sönmeyen bir ateşi geride bırakmak Seven ruhlar böyle can bulurmuş gittikleri her alemde.. Soruyorum sana Bize var mısın? Ne dersin Alnımızın yazısını kaşıyalım mı birlikte? Sevdamızı demleyelim mi sen çaydanlık ben demlikte? Ruhum öyle ısındı ki sana Ölümde haber yollamaz oldu bana Sana gelmek istediğim yerlerde yoksun Hiç olmadın.. Bu yüzden karar verdim Aşkımız için; Bizi özgür bırakacağım İçimde bir nihavent çalıyor.. Ömrümün baharları nereye gittiniz bensiz? Kışlar bana niçin ağlıyor? Ruhunla oynaşmayı öyle sevdim ki senin Son kez uzat ne olur Benim olan dudaklarını Öpeyim Seveyim Bütün acılarını Sonra Senin vazgeçemeyeceğin hayatının kıyılarından uzaklaşacağım Sen benim Kalp tacım Kralım Adamımsın. Sevdiğim Göz bebeğim.. Asla dönmeyeceğim bu hayata zar atacağım benimle.Şiirlerimizi sular mısın seninle? Zaman mı? Zaman ARALIK İki Bin Altı Yılı Arkamızda Kalan mı? Yaşanmamışlığın Acı Sonu daldı sessizce ve gözlerini yumdu sımsıkı....(
Azrail bile suan senden daha yakin bana..Bir adim atsam alip goturecek beni..
Sensiz olmaktansa olume gidecek kadar cok seviyorum seni..
Bilinmezdeyim...Düşüncelerimle..ve Yanlız..
Elimde uzunca bir yalnızlık senaryosu var, adı hiç olmamışlık. Seninle, ötekinle yada hiçbir kimseyle. Paylaşılmazlık kapımda darağacı, ben ise öleni ...
Odamda bir siklamen çiçeği gölgesi, kim bilir hangi soğuk iklimden kaçmış ve hiç açmamış. Bu gece tüm tuhaf gölgeler buraya toplanmış. Dışarısının soğuk buğusu yoğun...Sokağa karanlık çökmüş..Pencerede kara perde. Açılmış yalnızlık senaryosu, hiç olmamışlık oyunu başlamış.
Başrolde sen ve gölgelerin…
Ben ucurumun gülü..Sense Geceninrengi..
Her nekadar üşütsede ayazın...Korkutsada karanlagın..
Ucurumu aydinlatsada gecenin rengi..
Bazen ucurumun kıyısında bir cicek olmakta güzeldir unutma..
Gördügün görecegin tek sey ucurumda olsa... Gittigin... Gidecegin ...Varacagın tek yerde olsa...
Eger Birgün Gidersen..Git Güllerimi Soldurarak..
( Sadece Susarak Seviyorum )
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/3/2007 - Bilmezdim Sevgininde Bir Rengi Olduğunu
Bilmezdim Sevgininde Bir Rengi Olduğunu

An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma. An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında. Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında... Ne yolumdasın ne yolsun sen bana... Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu, Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu

Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim... Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım. Gölgen ki, düşüvermiş kalbime.. Ne yakınsın ne uzaksın sen bana. Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu... Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu

Gün olur, buz dağından kopan bir buz parçası kadar soğuk, Gün olur, ısıtır evrenimi güneşimin içime çizdiği ufuk... Sevgin ki, yakıvermiş ateşiyle, Ne sıcaksın ne soğuksun sen bana.. Bilmezdim sevginin de ateşten bir gül olduğunu.. Bilmezdim, gökkuşağınında çiçek gibi solduğunu

Mevsim olur, damarlarımda dolaşan kan cehennem sıcağında kavrulur. Mevsim olur, yüreğimde kopan fırtınalar kızgın çöllere savrulur. Şefkatin ki, sarıvermiş ruhumu... Ne ellerindeyim ne ellerimdesin sen bana Bilmezdim yağmurun suyuda hasretiyle kuruttuğunu, Bilmezdim, çölde gezinen yaralı bir ceylanı yüreğinden vurduğunu...
 Neşe olur kahkahalarla ağladığıma güler geçerim... Neşe olur, mutluluğu martıların sesinden dinlerim. Gülümseyiş ki, dönüvermiş hıçkırığa içimde... Ne yalansın ne doğrusun sen bana... Bilmezdim bir gülümseyişin kadehlerde gözyaşı sunduğunu. Bilmezdim, dudaklar gülümserken yüreğe kan dolduğunu.

Son olur, ayrılık heceleri bir bir kıyıya vurur... Son olur, sözler biter şiirler nağme nağme konuşur. Adın ki şiir oluvermiş dudaklarımda, Ne aşkımsın ne canımsın sen bana. Bilmezdim her aldığım nefeste ölümü soluduğumu, Bilmezdim, canımsın dediğim minik kuşumun kafesinden kanatsız uçtuğunu...
Nilgün Pakyıldız
HAYSİYETİMİZ VAR
Dünya dediğiniz abiler aha benim şu yüreğim kadar
Hayat dediğiniz ne kadar gülebiliyorsak o kadar
Boşverin gerisini sallayın gitsin dünyayı
Paramız yoksa da haysiyetimiz var
Canımdan öte ve de çok kıymetli sevdiğim arkadaşlar
Durumum ortadadır
Hayat bana da sağlamına harbi bi çelme takmıştır
Nevrim dönmüş midem bulanmış gözlerim kararmıştır
Cümlenize olan cümle borç edavatım
Üç vakte kadar askıya alınmıştır
Biraz idare edebilirseniz eğer
Ya bide kahveci nuriden rica edebilirseniz
Kesmesse tavşan kanı günde üç bardak çayı
Elbet bu feleğin paslı çarkı bi gün benim içinde döner
Düşeş gelmese de
Gelirse eğer zarımız bi dubara ve hele dört cahar
O zaman işi düzelttik sayın abiler
Ve inanınki paramız yoksa da haysiyetimiz var
Dalgalan bakalım kız kulesi önündeki dalgalar gibi kalbim
Hayıflan bakalım hiç kimselere belli etmeden
Geceleri yorganın altında
Yazıklan bakalım bu da revamıdır hayatının baharında
Bi delikanlıya
Hep kısa çöpü ben mi çekicem
Hep banamı denk düşücek çarkıfeleğin iflası
Hep ben bilicem başkaları mı kapıcak beşyüz milyarı
Hep ben sevip eller mi alıcak aslıyı leylayı
Batsın bu dünya sende mi leyla
İtirazım var yalana dolana
Ben böyle dolana dolana ellerim cebimde
Dudağımda ıslığım başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Orhan veli tadında basıp voleyi yürüycem
Hayatın sonuna kadar
Hiç tasalanmayın abiler
Paramız yoksada haysiyetimiz var
Vallahi öpmek geliyor içimden en kral arkadaşlarımı
Ayhan ışığı, sadri alışığı, erol taşı
Adamın gönlü şarkılar söyleyip unutmak istiyor garibanlığı
Adamın canı hesapsız dostlarını çekiyor
Dalgasız dümensiz yoldaşlığı
Mahalle arasında gazozuna maç yapıp yenilmek çekiyor
Komşunun kızına mektup yazıp
Çarşamba pazarında el altından vermek çekiyor
Bazen sıcak ekmek
Bazen seyyardan sabah poğaçası çekiyor
Adamın gönlü bağıra bağıra ağlamak çekiyor
Gece mehtaba karşı
Langadan hıyar beyoğlundan adam çekiyor
Ne yalan söyliyim biraz kırgınlıkta var
Ama hiç tasalanmayın abiler
Paramız yoksa da haysiyetimiz var
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/1/2007 - Kisa bir öyküdür hayat
|
Kisa bir öyküdür hayat
|
**LAZ74**ALAATTİN**
|
| |
KISABİR ÖYKÜDÜR HAYAT- Yüzyüze dostluklar... |
Ugruna upuzun acilar cektigimiz
Kisa bir türküdür hayat
Birkez daha söylemek icin delirdigimiz... |
| |
- Cocuklugum...
Cocuklugum...
Camdan duvarlarim
Portakal cicegi kokulu heycanlarim
Kus tüyüdü düslerim umutlarim
Hani nerde arsizligim? Umarsizligim? |
| | __________________________
Öyle Biraz...
Bir yabanci selami ile
Hüzünlere daldim
Kendi ellerimle ben
Beni kederlere saldim...
Sonunda bir oyuncak
Kara sevda aldim Senden
Yani degismedim hala
Öyle biraz cocuk kaldim... |
| |
*ALAATTİN*
|
| |
- Yüzyüze dostluklar...
Yüzyüze dostluklar vardır; Güneşle ayçiçeğinin dostluğu, böyle bir dostluktur mesela. Ayçiçeği sabahtan akşama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneşten... Uzak dostluklar vardır; Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki bir göl, birbirlerinin uzak dostlarıdır. Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece yıldızlarla iletirler birbirlerine... Sessiz dostluklar vardır; Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri arasında sessiz bir dostluk oluşur. Herşeyden konuşur sessizce bu eller... Zorunlu dostluklar vardır; Pazar ile Pazartesinin dostluğu gibi. Pazar ağır gündür, Pazartesi hızlı bir gün... Ayak uyduramazlar birbirlerine. Ama dost olmak, yanyana durmak zorundadırlar...
Uzun dostluklar vardır; İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuşurlar ve uzun boylu bir dostluk oluşur aralarında... Günün birinde ölen dostluklar vardır; Bir bahçe içindeki ahşap ev ile yanıbaşında duran ceviz ağacının dostluğu gibi... Bir gün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makineler o bahçeye girip de, [bir süre sonra evin ve ceviz ağacının yerinde asık suratlı binalar yükseldiği zaman ölen dostluklar...
Vakitsiz dostluklar vardır; Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin... Ya da ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen dostluktur... Bakımsız dostluklar vardır bir de... Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun, bir kaç cümlelik mektubun bile çok görüldüğü dostluklar... HİÇ BİR DOSTLUĞUN BAKIMSIZ KALMAMASI DİLEĞİYLE... |
| _________________________ |
- Bir Sevdadir Gülüsün...
BİR SEVDADIR GÜLÜŞÜN
Gülüşün... Hiç kimsede olmadığı kadar içten, hiç kimsede olmadığı kadar yumuşak... Gülüşün, gözlerine yansıyan ışık. Sen gülüyorsun, ben bir diyardan diğerine sürüklenen serüvenci oluyorum. Gülüşün çocuk, haylaz, yaramaz, umursamaz... Ve bir o kadar da uslu, söz dinleyen, huzur veren... Gülüşün, damarlarıma işliyor, bağımlılık yaratıyor. Bir tutku, vazgeçmesi mümkün olmayan. Bir hayat senfonisi, her notasında aşkı saklayan. Sevmeyi bilen gülüşün, sevdikçe sevdiren gülüşün... Özlemin en koyusu senin gülüşüne konaklamış. O gülüşü görmeden yaşamak öyle zor ki... Sınırsız okyanusların, en mavi denizlerin beyaz yelkenlisi... Umudun ta kendisi... Menzili olmayan bir uçuş, sonsuzlukta kayboluş... Güven veren gülüşün, cesaret veren... Hayatın bütün kaypaklığına, ikiiyüzlülüğüne ve acımasızlılığına direnme gücü veren... Yaşama sevincini her gördüğümde yeniden yüreğime yerleştiren gülüşün... Sen güldükçe gülüyor çevremde kim varsa, ne varsa... Sen güldükçe ışıl ışıl yanıyor yıldızlar. Şimdi sadece senin gülüşünle anıyorum onları. Gülüşün, ayazı ısıtan bahar, sarı sıcağı serinleten rüzgar... Alabileceğim en değerli armağan gülüşün, içinde her sevinci barındıran bir hazine. En beklenmeyen sürpriz, hep beklenen mutluluk... Gülüşün, kötüye karşı en soylu başkaldırış. İyinin en kadim dostu... Mücadele eden, yenilmeyen ve aşkın zaferini ilan eden... Sevdiklerine alçakgönüllü, zarar vereceklere kalkan. Soran, sorgulayan ama asla yargılamayan gülüşün...
Bedenimi saran ateş, içimdeki ürperiş, ellerimdeki titreyiş gülüşün... Tükenmeyecek heyecan, sonu gelmeyecek öykü, anlatılmaz bir duygu seli... Seni anlatan en iyi tarif, gülüşün, içinde ne varsa dışına yansıtan... Saklamayı bilen ama gizemden hoşlanmayan... Baktıkça, "iyi ki yaşıyorum" dedirten... Varoluşuma anlam katan gülüşün... Baktıkça Allah'a şükrettiren ve "hayatımdan hiç çıkmasın" diye dua ettiren gülüşün... Damla damla yağan yağmur, yanımdan hiç ayırmayacağım uğur... Gecenin dinginliği gündüzün hareketi... Renklerin en güzeli, çiçeklerin en tazesi...
Ve bu sevdanın sebebi... GÜLÜŞÜN... |
| ___________________________ |
- Özlem...
Ya gelmeyeceğini, gelemeyeceğini bildiğine özlem… ya orada olduğunu bildiğin ses vermeyene özlem…. Ya özlemekten korkana özlem… ya yaşamaktan korkana özlem.. ya düşlere özlem.. ya yarını olmayacak aşklara özlem.. gideceğini bilerek sevilene özlem..
Yaşanamayacaklara özlem… İşte sonu olmayan özlem.. İşte vazgeçilemeyen özlem.. işte çaresiz bekleyişe özlem.. İnsanın içini acıtan… boşlukta yaşanan özlemler… Peki var mı bu özlemin sonu…? biter mi….? bu özlem..
Söz verirsin kendine özlemeyeceğim diye… tutulur mu bu söz…..? Kalbindeki özleme söz geçer mi……? |
| | _________________________
- Yasamak Cok Güzel...
Çok zor Yaşadıklarımı birde bana sor Bitmeyen yolları Görünmeyen yılları Gölgemden korktum Kendimden kaçtım Ruhum bedenimden ayrıydı Senin gördüğün ben aslında yoktum
Zaman bizi kandırıyor Kaybedenlerden olamam ben Hayat sana küsemem Sevgsizlik insan öldürüyor
Hayat senden hiç kopmadım Uçurumun kenarlarında dolaştım Ama sensiz yapamadım Yanlızlığa sığınamadım Yaşamak çok güzel Daha sana doyamadım... |
| | __________________________
- Biz Farkliydik...
Evet bizdik her mevsimde sohbaharı yaşayan iki gönül mahkumu zamansız yagmurlarda ıslandı yapraklarımız gözbebeklerimizde kaldı onca düş ve umutlarımız ne kavuşabildi ellerimiz nede gerçek oldu cançekişen hayallerimiz yarım kalmış gecelerin kayıp hikayesi bizimkisi köşe başlarında çıkmaz sokakların içten içe acıyan gözlerimizde yürek dolusu yaşanmamışlık |
| __________________________ |
- Hic Degismedi Yerin...
Mevsim sonbahar yağmur yağıyor buralarda en acı hüzünlerle dolu gözlerimle yollara bakıyorum yüreğimden yüreğine giden yollara gün yine efkar günü…
Dalıp umutlarımı gizlediğim kaldırımlara yine gülden kırmızı senli hayallerdeyim aklımdan çıkmıyor gülüşlerin gözlerimden gözlerini kaçırışın ve aslında herşeyi söyleyişin… bak ordasın işte oracıkta aynı yerde duruyorsun.. hiç değişmedi yerin…
Ne rüzgarlar esip savurduda yüreğimin kıyılarını. hiç bir rüzgar körükleyemedi sana olan sevdamı.. ben hala mahkum gözlerinde ben yine aynı sevdalı... | __________________________
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/1/2007 - Sen Herşeyimdin Benim ..
Sen Herşeyimdin Benim ..
Sen gözlerimdin benim Hiç tükenmeyen bir pınar misali Süzülürken damla damla sular Bazan ılık, yüreğinin sıcaklığında Bazan buz kesmiş, kartal bakışlarında Bakarken bazan, yıldız parlaklığında Sen gözlerimdin benim,Sen sözlerimdin benim Dilimden dökülen bir çağlayan misali Ve yatağına sığmayan bir nehir Bazan bir çığlık sessizliğimde,Bazan bir sitem haykırışlarımda Dökülürken dilimden, uçurumdan dökülür gibi Sen sözlerimdin benim,Sen ellerimdin benim Rüzgarlarınla doldurduğun bir yelken misali Bir sağa çekersin beni bir sola Bazan savurursun açık denizlere Bazan vurursun acımadan kıyılarına Başıboş, dümensiz, kapılacakken girdaplara Sen ellerimdin benim,Sen yüreğimdin benim Ritimsiz çalan bir saat misali Çalışıyorsun tik tak tak tak tik Bazan ileri gidiyorsun koşar gibi Bazan geri kalıyorsun sanki yorgun Ha durdu ha duracak hala sana vurgun Sen yüreğimdin benim,Sen herşeyimdin benim Düşlerim, ümitlerim, geleceğim Ellerimdin, gözlerimdin ve yüreğim Bazan kapılsamda umutsuzluklara,Bazan kızsamda yüreğim alev alev Sen ne görürsün beni, ne duyarsın Yine de sen herşeyimdin benim,Ve yine de herşeyimsin. BİROL GÜLER
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
LAZ 74 hayatta vazgeçemeyeceğiniz şeyleri
sıralarken sevgilinizin adını
söyleyebiliyor musunuz?Her şeyden vazgeçerim ama ondan asla
diyebiliyor musunuz? İşte ancak o zaman gerçekten seviyorsunuz demektir.
Çok sevin, çok sevmekten korkmadan sevin. Korkuyla aşk bir arda olmaz.
Korkunun başladığı yerde aşk biter.
Kategoriler
Arkadaşlarım
• asu • bicem • insansevgidir • ahsuvera • mansur • ahmetyazar • emelkardelen • fidelya • seyyahdergi • bbblogum • bizimada • belitt • arzu60 • bulaniksu • erdal keleşoğlu • guzelbirruyagordum • 74ariseverler74 • 1biletsizyolcu • zorba674 • askim16 • 74kaan74 • 1cinselyasam • birdamlablog • mujdebaykara • pamuksekeri44 • malieksi • institute • 00gezginciler
|